Eskiden alıcı emlakçısının ücreti otomatik olarak satış üzerinden karşılanıyordu ve alıcı bu konuyu hiç konuşmuyordu. 2024'teki düzenlemeden sonra ücret ayrıca müzakere edilen ve yazılı sözleşmeye bağlanan bir konu haline geldi.
Eski düzen
Satıcı, satış sözleşmesinde toplam bir komisyon belirliyor ve bu tutar iki temsilci arasında paylaşılıyordu.
Alıcı tarafında ayrı bir ödeme gündeme gelmiyordu; bu yüzden pek çok alıcı temsilci ücretinin nasıl karşılandığını hiç sorgulamıyordu.
Sistem işliyordu ama şeffaf değildi: alıcı, kendi temsilcisinin ne kadar aldığını ve bunun neye göre belirlendiğini genelde bilmiyordu.
Bu yapı uzun yıllar boyunca standart kabul edildiği için alıcıların çoğu ücret konusunu hiç gündemine almıyordu; ödeme satış üzerinden hallolduğu için görünmez kalıyordu.
2024 sonrası
Artık alıcı ile temsilcisi arasında yazılı bir temsil sözleşmesi yapılması bekleniyor. Ücret bu sözleşmede açıkça yazılıyor.
Satıcının alıcı temsilcisine katkı yapıp yapmayacağı ayrı bir müzakere konusu. Yapabiliyor, yapmayabiliyor.
Katkı, sözleşmede kararlaştırılan ücretin altında kalırsa aradaki farkın nasıl karşılanacağı da baştan konuşuluyor.
Pratikte pek çok işlemde satıcı tarafı katkı yapmaya devam ediyor, çünkü bu alıcı havuzunu genişletiyor. Ama artık otomatik değil ve her işlemde ayrıca ele alınıyor.
Sizin için ne değişti
Birincisi şeffaflık: temsilcinizin ne yapacağını ve karşılığında ne alacağını baştan yazılı görüyorsunuz.
İkincisi müzakere alanı: ücret ve kapsam konuşulabilir bir başlık haline geldi.
Üçüncüsü planlama: satıcı katkısı beklenenden az çıkarsa bunun nakit ihtiyacınıza etkisini önceden hesaplayabiliyorsunuz.
Bu düzen alıcıyı zorlaştıran değil, görünür kılan bir değişiklik. Karşılığında ne aldığınızı bilmek her zaman daha iyi.
Bir de pratik bir sonucu var: satıcı katkısının ne kadar olacağı teklif aşamasında netleştiğinde, kapanışta ihtiyaç duyacağınız nakdi de daha doğru planlıyorsunuz.

