Değerleme teklif tutarının altında kaldığında süreç bitmiyor ama bir karar anı geliyor. Beş seçenek var ve hangisinin uygun olduğu nakit durumunuza ve piyasa koşullarına bağlı.
İlk üç seçenek
Birincisi farkı nakit olarak kapatmak. Bu evi istiyor ve değdiğine inanıyorsanız mümkün.
Ama bu tutar peşinat ve kapanış için ayırdığınız nakdin dışından gelmeli. Taşındıktan sonrası için ayrılmış payı tüketmemeye dikkat edin.
İkincisi satıcıyla yeniden pazarlık. Fiyatın değerleme sonucuna çekilmesi talep ediliyor.
Her satıcı bunu kabul etmiyor; kararı piyasa koşulları belirliyor. Talep gören bir evde satıcı beklemeyi tercih edebiliyor.
Üçüncüsü farkın paylaşılması. İki tarafın da bir miktar taviz verdiği orta yol çözümü ve uygulamada sık başvurulan bir formül.
Bu seçeneklerin hiçbiri kendiliğinden doğru ya da yanlış değil. Belirleyici olan, kalan nakdinizin taşındıktan sonraki ihtiyaçlarınızı karşılamaya devam edip etmediği.
Son iki seçenek
Dördüncüsü değerlemeye itiraz etmek. Emlakçınız ek karşılaştırma satışlarını dosyaya ekliyor.
İtiraz süreci zaman alıyor ve her zaman sonuç vermiyor. Bu yüzden diğer seçenekleri de paralel hazırlayın.
Beşincisi sözleşmeden çıkmak. Sözleşmede buna ilişkin koruma varsa depozitonuz iade ediliyor.
Bu fiyata bu evi almak bana uygun değil demek geçerli ve akılcı bir karar.
Karar verirken duygusal bağı bir kenara bırakın. Değerleme, bağımsız bir uzmanın gözüyle bir bilgi veriyor.
Hangi seçeneği seçerseniz seçin, kararı sözleşmedeki süreler içinde verin. Süre geçtikten sonra bazı haklar kendiliğinden sona eriyor.
Bu senaryoyu önceden planlayın
Teklif hazırlarken kendinize şu soruyu sorun: değerleme belirli bir miktar düşük gelirse ne yaparım?
Nakit karşılayabilecek durumda mısınız, yoksa çıkmayı mı tercih edersiniz?
Bu soruyu teklif aşamasında cevaplamak, karar anında paniklemeyi önlüyor.
Bütçenizde bu esnekliği bırakın. Hiç pay bırakmayan bir plan, küçük bir sapmada kilitleniyor.

