Appraisal, bankanın atadığı bağımsız bir uzmanın evin piyasa değerini belirlediği rapor. Kritik nokta şu: banka teklif ettiğiniz tutara göre değil, bu raporda çıkan değere göre kredi veriyor.
Değerleme nasıl işliyor
Uzmanı banka atıyor; siz ya da satıcı seçemiyorsunuz. Bağımsızlığın temeli bu.
Uzman evi yerinde inceliyor ve yakın çevredeki benzer satışlarla karşılaştırıyor.
Masrafı alıcıya ait ve genelde inceleme süresi tamamlandıktan sonra süreç başlatılıyor.
Rapor bankaya gidiyor ve kredi tutarının üst sınırını belirliyor.
Raporun bir kopyasını isteyin. Değerlemenin hangi satışlarla karşılaştırıldığını görmek önemli.
Değerleme, denetimle karıştırılmamalı. Denetim evin durumunu inceliyor, değerleme ise piyasa değerini belirliyor. İkisi farklı uzmanlar tarafından, farklı amaçlarla yapılıyor.
Üç olası sonuç
Birincisi değerleme teklif tutarına denk geliyor. Süreç olağan biçimde devam ediyor.
İkincisi değerleme teklif tutarının üzerinde çıkıyor. Bu, alım anında oluşan bir öz sermaye anlamına geliyor.
Üçüncüsü değerleme teklif tutarının altında kalıyor. Sorun burada başlıyor.
Bu durumda banka düşük değer üzerinden kredi veriyor ve aradaki fark ortada kalıyor.
Farkın nasıl karşılanacağı bir müzakere konusu haline geliyor ve seçenekler sözleşmeye bağlı.
Sonuç ne olursa olsun raporu okuyun. Hangi evlerin karşılaştırma olarak seçildiği, evinizin piyasadaki yerini de gösteriyor.
Appraisal contingency
Sözleşmedeki bu koruma, değerleme belirli bir eşiğin altında kaldığında size hareket alanı tanıyor.
Bu madde olmadan, farkı karşılama yükümlülüğü doğrudan üzerinizde kalabiliyor.
Rekabetçi koşullarda bazı alıcılar teklifi güçlendirmek için bu maddeyi çıkarıyor.
Bu ciddi bir risk. Farkın ne kadar olabileceğini kimse önceden bilemiyor.
Maddenin kapsamını ve size tanıdığı hakları avukatınıza inceletin; sözleşme metni belirleyici.

