Ne kadarlık bir eve uygun olduğunuzu belirleyen iki şey var: gelirinize oranla konuta ayıracağınız pay ve mevcut borçlarınız. İkincisi çoğu alıcının hesaba katmadığı ama onayı doğrudan etkileyen değişken.
Konut payı kuralı
Yaygın kullanılan bir başparmak kuralı var: aylık brüt gelirin yaklaşık üçte birini aşmayan bir konut gideri sürdürülebilir kabul ediliyor.
Burada "konut gideri" kredi taksiti değil, altı kalemin toplamı: taksit, vergi, sigorta, varsa PMI, aidat ve MUD.
Bu kural bir üst sınır, hedef değil. Çocuk masrafı, araç gideri ve birikim hedefi gibi kalemler kişiden kişiye değişiyor.
Kendi rakamınızı çıkarırken gelirinizi değil, harcamalarınızı esas alın: mevcut giderlerinize bu konut yükü eklendiğinde ne kalıyor?
DTI: bankanın baktığı oran
DTI, debt to income yani borç gelir oranı. Aylık tüm borç ödemelerinizin brüt gelirinize bölünmesiyle bulunuyor.
Hesaba yalnızca konut girmiyor: araç kredisi, kredi kartı asgari ödemeleri ve öğrenim kredisi de dahil ediliyor.
Kredi programlarının kabul ettiği üst sınırlar var ve program bazında değişiyor. Oran düştükçe onay ve şartlar iyileşiyor.
Pratik sonucu şu: yeni bir araç kredisi, alabileceğiniz evi doğrudan küçültüyor. Ev başvurusu öncesinde yeni borç almamak bu yüzden önemli.
Acil fon
Kapanışta bütün nakdi harcamak, ev sahipliğinin ilk yılını kırılgan hale getiriyor. Bir cihazın arızası ya da fırtına sonrası bir onarım olağan.
Birkaç aylık gideri karşılayacak bir fonu ayrı tutun. Bu fon, küçük sorunların kredi kartı borcuna dönüşmesini engelliyor.
Evin yaşı bu payı belirliyor: sistemleri yeni bir evde ilk yıllar sakin geçiyor, yaşı ilerlemiş bir evde pay daha büyük tutulmalı.
Inspection raporu hangi kalemlerin ömrünü doldurmak üzere olduğunu gösteriyor; bütçeyi ona göre kurun.
Altı yaygın hata
Bir: vergiyi aylık bütçeye koymamak. Texas'ta bu kalem toplamın belirleyici bir parçası.
İki: MUD belgesini okumadan imzalamak. Oran ve kalan borç belgede yazıyor.

