Amerika'da ev almak bir daire satın almaktan farklı: bina, üzerinde durduğu arsa ve o adrese bağlı yükümlülükler tek paket halinde geliyor. Ev aldığınız anda aynı anda üç sisteme giriyorsunuz: vergi, sigorta ve varsa HOA.
Paketin içinde ne var
Türkiye'de daire alırken oda sayısı, kat ve metrekareye bakılır. Burada bunlara ek olarak arsanın büyüklüğü ve tipi, adresin bağlı olduğu vergi birimleri ve varsa aidat düzeni işin parçası.
Vergi sistemi: emlak vergisi her yıl tahakkuk ediyor ve adresin bağlı olduğu birimlerin oranları toplanarak hesaplanıyor.
Sigorta sistemi: kredili aldıysanız ev sigortası zorunlu. Banka sigorta poliçesi olmadan krediyi kullandırmıyor.
HOA sistemi: evin bulunduğu yerleşimde ev sahipleri birliği varsa aidat ve yazılı kurallar sizin için de geçerli hale geliyor.
Sorumluluk tarafı
Çatı aktığında, klima bozulduğunda, su ısıtıcı sızdırdığında arayacağınız bir ev sahibi yok; karar da masraf da sizin.
Bahçe bakımı, oluk temizliği, filtre değişimi gibi rutin işler ihmal edildiğinde küçük masraflar zamanla büyük onarımlara dönüşüyor. Bu yüzden yıllık bir bakım payı ayırmak, ev sahipliğinin ilk kuralı sayılabilir.
Vergiyi geciktirmenin sonucu var: county, ödenmeyen emlak vergisi için mülke şerh koyabiliyor ve bu, evi satmanızı engelleyen bir durum yaratıyor. Kredili alımlarda vergi genelde escrow hesabından ödendiği için bu risk azalıyor; nakit alımda takip tamamen sizde.
Bunların hepsi öğrenilebilir işler. Sürpriz olmaları, ev almadan önce konuşulmamalarından kaynaklanıyor.
Karşılığında ne kazanıyorsunuz
Kira ödemesi sona eriyor ve ödemenin bir kısmı her ay borcunuzu azaltıyor. Biriken bu paya equity deniyor ve zamanla büyüyor.
Otuz yıl sabit faizli kredide aylık taksitiniz kredi boyunca değişmiyor. Kiralar hareket ederken ana gideriniz sabit kalıyor.
Evi kiraya verme, satma ya da teminat göstererek kredi kullanma gibi haklar ev sahipliğiyle geliyor. Bunların vergi ve hukuk tarafı kişisel duruma göre değiştiği için CPA ve avukatla konuşulacak başlıklar.

