Üç farklı ev gezme biçimi var ve aralarındaki fark yalnızca usul değil. Hangisinde kimin yanınızda olduğu, müzakere gücünüzü doğrudan etkiliyor.
Randevulu gezi
Showing adı verilen bu gezide emlakçınız sistem üzerinden randevu alıyor ve ev sahibinin onayıyla giriliyor.
Evi kendi hızınızda inceliyorsunuz. Dolapları açmak, tesisatı kontrol etmek ve uzun uzun bakmak mümkün.
Emlakçınız yanınızda olduğu için sorularınız anında cevaplanıyor ve gözünüzden kaçan noktalar işaret ediliyor.
Teklif vermeden önce mutlaka randevulu bir gezi yapın. Diğer gezi türleri bunun yerini tutmuyor.
Open house ve dikkat edilmesi gerekenler
Open house, belirlenen gün ve saatte randevusuz olarak herkese açık tutulan gezi.
Orada bulunan kişi genelde listing agent, yani satıcının temsilcisi. Sizin tarafınızda değil, satıcı adına çalışıyor.
Kapıda bir kayıt formu bulunuyor. Ad ve iletişim bilgisi bırakmak olağan; sorun oluşturmuyor.
Ama bütçenizi, karar verme aciliyetinizi ve evi ne kadar beğendiğinizi söylemeyin. Bu bilgiler doğrudan satıcı tarafına iletiliyor ve müzakere pozisyonunuzu zayıflatıyor.
Open house'ta gözlem yapın, yorum yapmayın. Mümkünse kendi emlakçınızla gidin; o sizin adınıza konuşuyor.
Bu, kendi temsilciniz olduğunu kayıt formuna yazmanız açısından da önemli. Aksi halde takip sizin temsilciniz üzerinden değil, satıcı tarafından yürüyor.
Uzaktan gezi
Başka bir şehirde ya da ülkedeyken görüntülü bağlantıyla ev gezmek artık olağan bir yöntem.
Emlakçınız evi dolaşıyor, her odayı gösteriyor ve istediğiniz noktada yakın çekim yapıyor. Siz canlı olarak soru soruyorsunuz.
Bazı ilanlarda üç boyutlu sanal turlar bulunuyor. Bu turlar evin planını anlamak için çok işe yarıyor.
Sanal turların bir sınırı var: koku, ses, ışık ve zemin hissi ekrandan aktarılmıyor. Ev gezisinin en bilgi veren kısımları tam da bunlar.
Bu yüzden nihai karardan önce evi en az bir kez fiziksel olarak görün ya da güvendiğiniz birine gördürün.

