DTI, yani debt to income ratio, aylık borç ödemelerinizin aylık brüt gelirinize oranı. Bankanın ödeme gücünüzü ölçtüğü ana gösterge bu ve alabileceğiniz evin büyüklüğünü doğrudan belirliyor.
Formül ve iki ayrı oran
Hesap basit: aylık toplam borç ödemeleriniz bölü aylık brüt geliriniz. Brüt gelir, vergi kesilmeden önceki tutar.
Aslında iki ayrı DTI hesaplanıyor. Birincisi front-end DTI: yalnızca konut masraflarınızın gelirinize oranı. Kredi taksiti, emlak vergisi, sigorta ve varsa aidat bu hesaba giriyor.
İkincisi back-end DTI: bütün borçlarınızın gelirinize oranı. Konut masrafına araba kredisi, kart asgari ödemeleri ve öğrenci kredisi ekleniyor.
Bankalar genelde back-end orana ağırlık veriyor, çünkü tablonun tamamını gösteren oran bu.
Üst sınırlar programa göre değişiyor
Her kredi programının kendi üst sınırı var ve bu sınırlar sabit değil; kurumdan kuruma ve dosyanın gücüne göre değişiyor.
Kredi notu yüksek, birikimi güçlü bir dosyada daha yüksek bir orana onay çıkabiliyor. Aynı oran zayıf bir dosyada kabul edilmeyebiliyor.
Yani DTI tek başına değerlendirilmiyor; kredi notu, peşinat ve birikim bu oranın nasıl okunacağını etkiliyor.
İnternette dolaşan genel sınır listelerini yön gösterici kabul edin. Kendi dosyanız için geçerli sınırı yalnızca loan officer söyleyebiliyor.
Araba kredisi ev bütçenizi küçültüyor
Bunu somut düşünmek kolay: mevcut bir taksitli krediniz varsa, o taksit her ay back-end oranınızın içinde yer alıyor.
Aynı gelirle, taksit olmasaydı gidebileceğiniz kredi tutarı ile taksit varken gidebileceğiniz tutar arasında belirgin bir fark oluşuyor.
Sınırda bir oranla onay almak mümkün olabiliyor ama süreç zorlaşıyor ve şartlar sertleşebiliyor. Rahat bir oran, rahat bir süreç anlamına geliyor.
Bu yüzden ev almayı planlıyorsanız yeni taksitli borç almaktan kaçının ve mevcut küçük borçları kapatmayı önceliklendirin.
Beyan edilmeyen gelir görünmüyor
Nakit ağırlıklı bir işletmeniz varsa dikkat edilmesi gereken bir nokta var: banka yalnızca beyan edilmiş ve belgelenebilir geliri görüyor.

